uykusuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uykusuzluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

MANYETİK ALAN TEDAVİLERİ


Mıknatıslar bin yıllardır tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Magnet (mıknatıs) terimi adını Manisa'dan (Magnesia) alır. Antik bir Grek medeniyeti olan Magnetler, metalleri kendine çeken değişik bir "taş" keşfettiklerinde buna yaşadıkları toprakların adını vermişlerdir.

Benzer dönemlerde Çin medeniyetinde de mıknatıstan bahsedilmiş ve tıbbi kullanımıyla ilgili kayıtlara rastlanmıştır. İnsanlar hayatları boyunca dünyanın geomanyetik alanının etkisinde yaşarlar. Vücudumuzda da istisnasız her hücre birer küçük pil gibi çalışır ve herbirinin elektriksel ve elektromanyetik bir varlığı sözkonusudur.

Bu manyetik varlık hücresel fonksiyonlarınregülasyonunda önemli bir yer tutar. Tüm vücut düşünüldüğünde ise hassas manyetometreler tarafından ayrıntılı olarak ölçülebilen bir elektromanyetik değer ortaya çıkar. Görülmüştür ki hastalıklar sırasında bu manyetik alan değerinde ciddi değişmeler olmaktadır.

Dr. Nakagawa, Japanese Medical Journal'da yayınlanan "Manyetik Alan Eksiklik Sendromu ve Manyetik Tedavi" adlı makalesinde dünyanın manyetik alanının insan sağlığı açısından önemini vurgulamış ve modern hayatta kullanılan betonarme binaların ve otomobillerin insanoğlunu bu manyetik alandan yoksun bıraktığını belirtmiştir.

Manyetik alan kaybı insan organizmasında strese bağlı sorunları artırır. Başağrısı, Kronik Yorgunluk Sendromu (CFS), eklem kireçlenmeleri, allerjiler, kas ağrıları ve kramplar da manyetik alan eksikliğine bağlı sorunlar gibi gözükmektedir. Amerika ve Rusya'nın yaptığı araştırmalar göstermiştir ki; astronotlarda ortaya çıkan osteoporoz (kemik erimesi), uzay boşluğunda vücudun manyetik alandan mahrum kalmasına bağlıdır.

Bugün manyetik alan tedavileri tıbbın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Avrupalı ortopedi uzmanları standart tedavilerle kaynamayan kırık uçlarına manyetik alan uygulayarak iyi sonuçlar elde etmektedirler. Bu tedavi yönteminin astım, hipertansiyon, romatizmal hastalıklar, kemik erimesi, varis ülserleri, uykusuzluk ve anksiyetede tedavi edici etkinliği ispatlanmıştır.

YOGA'NIN FAYDALARI



Uzakdoğu sağlık sistemlerinin zihin-beden çalışmalarından biri olan Tai Chi, hareketli meditasyon olarak da tanımlanabilir. Zira uygulamanın temeli, doğru nefes, kontrollü hareket ve meditasyondur.


Tai Chi, Çin'de MÖ. 12. yüzyıl civarında doğmuş ve silahsız savunma sanatları içinde yer almıştır. Bugün Çin'de herhangi bir park, bahçe ya da yol kenarında her sabah toplu halde Tai Chi yapan her yaştan insan görebilirsiniz. Güne zinde ve sağlıklı başlamanın iyi bir yoludur.

Tai Chi'de hareketler yavaş ve akıcıdır, şiirsel bir ritüeli andırır. Belli sayıda hareketin oluşturduğu diziler "form" olarak adlandırılır. En kısa form 13 hareketten oluşur.

YOGA

Bir diğer zihin-beden çalışması Hindistan'dan dünyaya yayılan Yogadır. Yoga, çok sayıda temel hareketlerden (asana) oluşur. Tai Chi'de olduğu gibi nefes kontrolü ve meditasyon da olmazsa olmazlarındandır.

Yoga, spiritüel bir çalışma olarak başlasa da sağlıklı kalmak için yapılan uygulamaları evrensel bir noktaya ulaşmıştır. Dünyanın her yerinde Yoga Enstitüleri ve uygulayıcıları bulmak mümkündür.

HANGİ RAHATSIZLIKLARA İYİ GELİR

Tai Chi ve Yoga uykusuzluk, anksiyete ve depresyon gibi sinir sistemi hastalıklarında, yumuşak doku romatizmalarında, gastrit, kolit gibi fonksiyonel mide-barsak hastalıklarında, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliğinde, kalp-damar sistemi hastalıklarında etkili bulunmuş ve Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü'nün bir kuruluşu olan National Center for Complementary and Alternative Medicine tarafından bu hastalıklarda uygulanması önerilmiştir.
.

VAKUM TERAPİ



Folklorik Anadolu tıbbında da önemli bir yere sahip kupa çekme işlemi olarak da tariflenebilecek olan vakum terapi, insanoğlunun en eski sağlık enstrümanlarından biridir. Birçok insan üşüten ya da sırt-bel ağrısından şikayet eden kişilere eskiden kupa çekildiğine şahit olmuştur. İçinde ispirtolu pamuk yakılarak oluşturulan negatif basınçla cilde uygulanan kupaların ciltteki kan dolaşımını arttırdıklarını kızarmış kupa izlerinden de anlamak mümkündür. Günümüzde artık ispirtolu pamuklar yakılmıyor ama bir pompa yardımıyla içinde negatif basınç oluşturulan manyetik kupalarla uygulanan tedavi hala güncel ve çok değerli...


Polikarbon kupaların ortasına yerleştirilen manyetik çubuklar akupunktur noktalarına denk getirilerek uygulanan vakum terapi, ciltaltı kan dolaşımını artırmakla kalmaz, mekanik etkiyle kas gevşetici olarak da kullanılır. Ayrıca bu akupunktur noktalarının mıknatısla uyarılmasından dolayı da akupressür etkisi elde edilmiş olur. Peki ciltaltı kan dolaşımını niçin bu kadar önemlidir? Omurganın yanlış kullanımı ve kronik stres gibi nedenlerden dolayı aşırı kasılan ve gevşeyemeyen kaslar sürekli laktik asit üretirler ancak aynı nedenlerden dolayı bozulan kan dolaşımı, yorgunluk ve ağrı yapıcı bu maddelerin o bölgeden uzaklaştırılmasına izin vermez. Böylece hücreler arası sıvı atık madde deposuna dönüşür ve belli bir süre sonra kronik ağrı - kas spazmı - kronik ağrı kısır döngüsü oluşur. Bu noktada alınan kas gevşetici ilaçlar kanda yeterli konsantrasyonda bulunsa bile kas spazmının olduğu bölgeye ulaşamadıklarından sorunu çözemezler. Böyle durumlarda bölgesel direkt uygulamalar yapmak gerekir ki, vakum terapi tam da bu noktada devreye girer. Kan dolaşımını artırır ve hem akupressür hem mekanik etkisiyle refleks uyarım yaparak kasları gevşetir. Kliniğimizde yapılan vakum terapi uygulamalarının bir diğer şekli ise manyetik olmayan kupaların aromaterapik bitkisel yağlarla birlikte kullanıldıkları negatif basınçlı derin doku masajıdır. Fibromyalji, Migren ve Myofasiyal Ağrı Sendromunda, omurga çevresi kaslarda görülen ve neredeyse kıkırdak doku sertliğinde olan kas spazmlarını çözebilmek konusunda oldukça etkilidir. Diğer uygulama alanları; erken boşalma, sancılı adet görme, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, başağrıları, bel-boyun fıtıkları, uykusuzluk ve selülittir. Ortalama bir vakum terapi uygulaması yaklaşık 15 dakika sürer ve hasta güvenliğini sağlamak için her seans sonunda kullanılan vakumlar sterilizasyon işlemine tabi tutulur.

DOĞAL TEDAVİ YÖNTEMLERİ (KRİSTAL TERAPİ)

Kristaller yüksek vibrasyona (titreşime) sahip minerallerdir. İnsanın biyolojik bir canlı oluşu ve doğadaki diğer varlıklarla ilişkisi düşünüldüğünde kristaller gibi özel minerallerden etkilenmemesi söz konusu olamaz. Kristaller elde tutulduğunda ya da cilde konulduğunda kristalin titreşimleriyle vücudumuzun vibrasyonları arasında oluşan etkileşim sonucu bir dizi cevap reaksiyonları oluşur.
Pratik uygulamada kristaller çakra denilen spesifik enerji merkezlerine konur. Çakralar vücudumuzun enerji trafoları gibidir ve Doğu tıbbında çok önemli bir yere sahiptir. Zaten Doğu tıbbına göre hastalık tanımı, çakralardaki enerji blokajı ile ilgilidir.
Vücudumuzda 7 ana çakra bulunur ve herbiri farklı frekanslarda vibrasyonlara sahiptir. Aynı zamanda herbir çakranın kendine ait bir rengi vardır ve tedavide kullanılacak kristallerin seçiminde bu renkler de dikkate alınır. Tarihsel olarak her hastalığa özgü kristal taş destek tedavileri uygulanmıştır. Bugün de tüm dünyada kristal taşlar sağlığı yeniden kazanma aracı olarak kullanılmaktadır. Kliniklerde kristal terapi bir yardımcı tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Örneğin depresyon ve uykusuzlukta ametist kristaliyle yapılan tedavilerden çok olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca hastalarımıza çeşitli kristallerden yapılmış takıları da üzerlerinde taşımaları şeklinde önerilerde bulunmaktayız.