BİTKİSEL TEDAVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİTKİSEL TEDAVİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SELÜLİT TEDAVİSİ




Selülite çare ısırganotu

Uzmanlar, ısırganotunun kan dolaşımını hızlandırarak, kadınların kabusu selüliti önlediğini bildirdiSağlıksız beslenme ve hareketsizlikten kaynaklanan selülitin en iyi ilacının ısırganotu olduğu bildirildi. Selülitin birçok hastalığın da davetçisi olduğunu kaydeden güzellik uzmanı İnci Soydan, suyun az tüketilmesi, kafeinli içecekler, kızartmalar ve yağın selülitin oluşmasında en büyük faktör olduğunu söyledi.Toksit birikimiBilinenin aksine selülitin sadece vücutta görüntü bozukluğu yaratmadığını belirten Soydan, 'Alınan aşırı yağ nedeniyle vücuttaki toksit maddeler dışarıya atılamıyor. Kan dolaşımı yavaşlıyor ve beraberinde siyatik, romatizma, uyuşma ve eklem ağrıları ortaya çıkıyor' dedi. Yaz kış demeden günde içilecek 5 litre suyun insan sağlığı açısından faydalı olduğunu vurgulayan Soydan, 'Bununla birlikte her gün en az 5 kilometre yürümek, ayak ve karın bölgesini çalıştıran egzersizler selüliti yok ettiği gibi ağrıları da ortadan kaldıracak' diye konuştu. Dolaşımı hızlandırırSelülit kremleri ve masaj aletlerinin yanı sıra kadınların kabusu olan selüliti ortadan kaldırmanın en iyi yolunun ısırganotu olduğunu ifade eden güzellik uzmanı İnci Soydan, 'Isırganotu metabolizmayı (Dolaşımı) hızlandırır. Demir açısından zengin ve ısıtıcı özelliği var. Bitkisel yağlarla (Zencefil, nane, kekik, tehnel yağı gibi) formüle edilen ısırganotu vücuttaki selülitli bölgeye sürülüyor. Isırganotu özünde taşıdığı cildi kaşındırma ve ısıtıcı özelliği ile selülitli bölgeyi harekete geçirip çözülmeyi süratle hızlandırıyor. Yüzyıllar öncesine dayanan bu tedavi yöntemiyle bir ay gibi kısa bir sürede kesin sonuç sağlıyor' şeklinde konuştu.

E vitamini ile selülite elveda
E vitamininin hücrelerde yağ ve su birikimini önlediği için selüliti engellediği bildirildi. Uzmanlar E vitamini bakımından zengin bir beslenme rejimi için taze ve işlenmemiş gıdalar tüketmemiz gerektiğini belirtiyor. E vitamini, zeytinyağı, ayçiçek yağı, soya yağı, erik, üzüm, kivi, kayısı, incir, fındık, ceviz, lahana, biber, maydonoz, yumurta ve süt ürünlerinde bol miktarda bulunuyor.

ROMATİZMA VE BİTKİSEL TEDAVİSİ


*Ihlamur, oğulotu, ayrık kökü, güveyfeneri, şahtere, ebegümeci, Banotu yaprağı, Biberiye esansı, Güveyfeneri meyvesi, Huşağacı yaprağı, Isırgan otu, Katırtırnağı çiçeği, Kavak tomurcuğu, Maydanoz tohumu, Mısır püskülü, Söğüt kabuğu, Karanfil, Lavanta, civanperçemi, Kayın ağacı yaprağı, Dulavratotu, peygamber çiçeği, Atkuyruğu, söğüt yaprağı bir tanesini seçip çay olarak 30-60 kürler yaparak içebilirsiniz.

* Isırgan otu Romatizma hastalıklarında çok faydalıdır. Vücuda ürik asit birikimi ile oluşan gutta, ısırgan böbreklerden ürik asit atılımını arttırarak yararlı olur. Taze ısırgan suyu günde 3 çorba kaşığı içilir. 4-6 hafta devam edilmelidir. Tazesi bulunmazsa kurusu kaynar suda çay olarak demlenir.

*Atkuyruğu çayı, bedenin mineral dengesini bozmadan, fazla sıvıların, asitlerin ve öteki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlayabilen bir bitkidir. Günde 1-2 bardak bitki çayı, aç karnına, tatlandırılmadan içilmelidir. 7 günlük bir kürden sonra 2-3 gün ara verilip, yine 7 günlük bir küre başlamak doğru olur. Uygulanan 3 kürden sonra, 1-2 hafta ara verilmelidir.

* Biberiye, adaçayı, nane, papatya, ısırgan otu ve çam filizi tentürleri, tek tek veya karıştırılarak Ağrıyan yere friksiyon ve kompres kullanılabilir.

*1 çorba kaşığı lavanta çiçeği, ayrık otu, 4 adet yuvarlak kesilmiş limon, hepsi 1 litre suda kaynatılır. Sabah akşam 1 fincan içilir.

* Biberiye, Kekik, Papatya, Ihlamur ve Adaçayı bitkilerinin çayların dan biri günde 1-2 bardak içilebilir.

* Papatya şişenin boğazına kadar doldurulur. Üzerine saf zeytinyağı eklenir. Ağzı kapanır. Güneş gören bir yerde 15 gün bekletilir. Gerektiğinde ağrılı yerlere kullanılır.

* Bir miktar ince kıyılmış defne yaprağı bir kavanoz veya şişeye doldurulur. Üzerine saf zeytinyağı eklenir. Ağzı sıkıca kapanır. 15 gün güneş veya sıcak bir yerde bekletilir. Gerektiği zaman ağrılı yerlere masaj yapılır.

*1 bardak kaynar suya ince doğranmış 4 defne yaprağı konur. 1-2 dakika kaynatılır. 5-dakika demlenir sabah-akşam içilir.

* Defne meyveleri kurutun toz haline getirin. Kaynar suya atın demlendirin sabahları aç karnına 1 fincan için.

* Defne yağı haricen sürüldüğünde romatizma ağrılarını giderir.

* 1 çorba kaşığı yaban yasemini, 3 çorba kaşığı havanda dövülerek toz haline getirilmiş keten tohumu, çekilmiş kuyruk yağı karıştırılır. Gerektiği yerde ağrıyan yerlere sürülür.

*1 bardak kaynar suya 2 çay kaşığı civanperçemi koyun 1-2 dakika kaynatın 5-10 dakika demlendirin. Sabah-akşam yemekten 1 saat sonra veya aç karnına 1 fincan için.

*1 litre şarabın (kırmızı ve beyaz olması önemli değil) içine 10-15 tane taze maydanoz sapı ile ekleyin. Üzerine 2 yemek kaşığı üzüm sirkesi katın. Kısık ateşte 10 dakika kaynatın. İçine 300gr bal katın. 5 dakika daha kaynatın. Koyu renk bir şişeye karışımı doldurun. Ağzı hava almayacak şekilde bal mumu ile kaplayın. Bu şekilde saklanır. Gerektiğinde Sabah, akşam 1-2 yemek kaşığı içilir.

* Eşit oranda karanfil, zencefil, kimyon ve çadır çiçeğini havanda dövün. İçine yeterli miktarda süzme bal karıştırın. Sabah, akşam 1 tatlı kaşığı yiyin.

* Hardal tohumu dövülüp, bal ile karıştırılarak yenir. Ayrıca, ağrılı bölgeye sürülür.

* Yağlar eşit oranlarda karıştırılıp ağrılı bölgeye tatbik edilir. Pelesenk yağı: 100g. Kekik yağı: 70g. Alabalık yağı: 50g. Karanfil yağı: 25g.

*Isırgan otu çayı, bedendeki ödemin, zehirli maddelerin ve asitlerin sağlıklı biçimde dışarı atılmasına yardımcı olur. Ayrıca, bol miktarda demir ve C vitamini de içerir. Günde 2-3 bardak çay, aç karnına veya yemeklerden 2 saat sonra tatlandırılmadan içilir. 2 haftalık bir kürden sonra 1 hafta ara verilip, aynı küre yeniden başlanabilir.

* Nohut kaynatılıp lapa yapılır. Ağrıyan yere ılık olarak sarılır. 24 saatte bir tekrarlanır.

*Çam filizi tentürü 50 ml, Biberiye tentürü 30 ml, Adaçayı tentürü, 40 ml mentol 5 gr, kafur 8 gr. Hepsi bir şişede karıştırılır. Kafur eriyene kadar çalkalanır. Ağrıyan yere friksiyon ve kompres yapılır. Tedavi gören bölge, kuru-sıcak bir havlu ile örtülmelidir.

*Süzme bal romatizma ve ağrılarına karşı iyi bir ilaçtır. Keten beze bal sürülür. Ağrıyan yere sarılır. Üzerine yün veya koyun postekesi bağlanır. Keten bez değiştirilirken romatizmalı yer önce sıcak su ile yıkanır, hafifçe masaj yapılır. İşlem 4 saatte bir tekrarlanır. Romatizmalı yerin soğumamasına dikkat edilmeli, ağrı kesildikten sonra da tedaviye 1 hafta devam edilmelidir. *250 gr ince kıyılmış kereviz ve yaprakları 2 bardak kaynar suya atılır. Su yarıya inene kadar kaynatılır. Süzülür. 1 bardak sıcak suya 1 fincan koyularak günde 3 bardak içilir. (Kerevizleri üzerine1 adet limon ve 1 kaşık zeytinyağı konarak salata olarak yiyebilirsiniz.)

*1 ay boyunca çiğ kereviz yaprağı yenir.

*Zeytinyağı (1 litre) lavanta (çiçeği) 50 gram karışım sıcak veya güneşli bir yerde 10-15 gün boyunca dinlendirilir, iyice süzülür, sıvı kısım koyu renkli şişelerde saklanır. Gerektiğinde romatizmalı yere bu sıvı ile masaj yapılır ve sıcak tutulur.

*2 çorba kaşığı dövülmüş hardal, toz karabiber, dövülmüş anason, 10 çorba kaşığı dövülmüş kuru sarımsak karıştırılır. Üzerine 15 çorba kaşığı eritilmiş kuyruk yağı, 1 kahve fincanı su dökülür. Su buharlaşana kadar kaynatılıp kavanoza konur. Gerektiğinde ağrıyan yere sürülür. *1 domates, 1 avuç maydanoz, 3 tane kereviz yaprağı, yarım baş soğan, miksere konup karıştırılır. Ağır ağır içilir.

*Zeytinyağı (1 litre) leylak (taze çiçek) 150 gram karışım her gün bir kaç kez çalkalanarak, 30 gün boyunca oda sıcaklığında ve az ışık alacak şekilde dinlendirilir, iyice süzülür, sıvı kısım koyu renkli şişelerde saklanır. Gerektiğinde romatizmalı yere bu sıvı ile masaj yapılır ve sıcak tutulur. *Sıcak suda 5-dakika haşlanmış ılık lahana yaprağına zeytinyağı sürülür. Ağrıyan yere kapatılır. *2 su bardağı suya 3 çorba kaşığı toz karabiber ve 3 kahve fincanı zeytinyağı konur. Su buharlaşana kadar kaynatılır. Kalan kısmı ağrıyan yerlere masaj yaparak sürülür. Üzerine yün kapanır.

*Zeytinyağı (1 litre) süpürgeotu (calluna vulgaris l.) (iyi kıyılmış çiçekli) 250 gram karışım her gün bir kaç kez çalkalanarak, 10 gün boyunca oda sıcaklığında ve az ışık alacak şekilde dinlendirilir, iyice süzülür, sıvı kısım koyu renkli şişelerde saklanır. Romatizmalı yere bu sıvı ile masaj yapılır ve sıcak tutulur.

*4 çorba kaşığı Kafuru, 1 çay bardağı sirke ve zeytinyağı karıştırılır. 10-15 dakika kafuru erinceye kadar bekletilir. Yün bir bezin üzerine konur. Ağrıyan yere sarılır.

*Zeytinyağı (100 gram)sarımsak 10 gram kullanmadan hemen önce taze olarak hazırlanır. Romatizmalı yere bu sıvı ile masaj yapılır ve sıcak tutulur.

*Soğan ve sarımsak dövülür. Beze yayılır. Ağrıyan bölgeye sarılır.30-35 dakika tutulur.

* Eşit miktarda (50 şer gr) şimşir, kekik, dişbudak yaprağı, mısır karıştırılır, 5 bardak kaynar suya 50gr karıştırılan bitki konur. 5 dakika kaynatılır. 15 dakika bekletilir. Günde 3 kere 1 fincan içilir.

* 20 çilek, 20 ahududu, 3 kabukları soyulmuş badem, mikserde karıştırılır. Günde 1 bardak ağır ağır içilir.

KANSER iLACI - KANSERE ŞİFA (Yosun)


Denizden çıkan ilaç: Yosun


Japonların her gün vitamin gibi aldıkları yosundaki albümin maddesi, vücudun temel antioksidanı. Kansere yol açan 'serbest radikal'leri etkisiz hale getirip tümörü durduruyor.


Sayısız botanikler, kanser gelişiminin çeşitli dönemlerinde tedavi edici olarak işe yarıyor.


Halk arasında kullanılan, eski, bildik, bazen de 'kocakarı ilacı' denilen otların yanı sıra, hem Biyolojik Yanıt Düzenleyicileri'ni (BRM), hem de bugün yenilikçi kanser hekimlerince kullanılan, toksik olmayan, farmakolojik maddeleri inceleyeceğiz.


BRM'ler, hem bitkilerden hem de hayvanlardan elde edilen, insan bedeninde kesin ve belirgin biyolojik aktiviteleri olan maddeler. Bunların birçoğuna aynı zamanda 'fitokimyasallar' da deniliyor. Fitokimyasal da, 'bitkiler tarafından üretilen kimyasal' demek. Bazı BRM'ler, bağışıklık sistemini direkt uyarıyor, bazıları da, hormon, enzim ve diğer biyolojik bileşenlerin aktivitelerini değiştirebiliyor ki sonra da bunlar, kanserin ilerlemesini engelleyebiliyor.

Deniz yosunu


(Chlorella, deniz sebzeleri, yeşil konsantreler): Yosunlar, suda yığınlar halinde yetişen ve bol miktarda besin içeren organizmalar.


Chlorella: Tatlı suda yetişen tekhücreli yeşil yosun, Chlorella pyrenoidosa, Japonya'da, düzenli olarak alınma açısından, C vitamininden bile daha popüler. Japonya'da 5 milyon kişi, bu ilaç halindeki yosunu her gün kullanıyor. Chlorella yüzde 60 protein içeriyor, ayrıca bünyesinde tüm elzem amino asitleri, A vitamini ve klorofili de yüksek düzeyde barındırıyor.


Birçok araştırmacı, chlorella'nın çok geniş yelpazeli yararlarını, yüksek klorofil içeriğine (başka hiçbir bitkide gram başına bu kadar çok klorofil yok) bağlıyor. Zaten Japon bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar da böyle düşündürüyor. Ama yine Japonya'da yapılan yeni bir araştırma, chlorella'nın sırrının aslındaki içindeki albüminde saklı olduğuna ilişkin ipuçları veriyor. Sürekli olarak karaciğer tarafından salgılanan albümin, kanda en bol bulunan protein. Kanda, temel ve doğal antioksidan olarak görev yapıyor. Aksi halde hücrelere ve dokulara hasar verecek olan serbest radikallere karşı, bunları nötr hale getirme işinin yüzde 8o'ini albümin gerçekleştiriyor.


Albümin sağlık göstergesi ABD'de önemli bir chlorella üreticisi olan Nature's Balance'ın yöneticisi Tim Sara şöyle diyor: "Araştırmalar, kandaki albümin düzeyinin, genel sağlık durumun kesinlikle doğru bir göstergesi olduğunu işaret ediyor. Çeşitli kanser ve kardiyovasküler kalp hastalıkları da dahil, genetik olmayan her dejeneratif hastalığın başlangıcında ve ilerleme dönemlerinde yapılan testlerde, kandaki albümin düzeyinin düşük olduğu teyit edilmiştir." Bir çalışmada, yaşları 70-90 olan alzheimer hastası 50 kişinin, altı ay boyunca her gün 6 gram chlorella aldıklarında, yüzde 68'inin, en aşağı yüzde 30 iyileşme belirtisi gösterdiği belirlenmiş. Hem bilimsel belgeler, hem de güvenilir anekdot raporları, chlorella'nın, çeşitli kanserler, diyabet, kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi), artrit, AIDS, pankreatit, siroz, hepatit, peptik ülser, viral ve bakteriyel enfeksiyonlar, anemi ve multipl skleroz'un (MS) semptomlarını azaltmakta etkili olduğunu gösteriyor. Sara, "Chlorella her şeyi tedavi eden şey değil" diyor ve ekliyor: "Ama albümin öyle." Chlorella, 20'den fazla vitamin ve mineral ve 19 amino asit içeriyor.


Ağız kanserine yosun Hindistan'daki araştırmacılar da, kısa bir süre önce, spirulina denilen bir tür mavi-yeşil yosunu, ağızlarında, tütün çiğnemeye bağlı, kanser öncesi lezyonları olan 44 kişiye vermişler. Bir yıl sonra, yosunu yiyenlerin 20'sinde lekeler yok olmuş, diğer 5'inde de çok belirgin iyileşme görülmüş.


(Chlorella için başvuru: Nature's Balance, Inc., 10705 North Main Street, Suite 307, Archdale, NC 27263. Telefon: 910 434 4102.)


Deniz sebzeleri: Deniz yosunu olarak da bilinen deniz sebzelerinin, güçlü antikanser aktiviteleri var. Sarkoma nakli yapılmış fareler, kombu denilen bir deniz yosunuyla beslendiklerinde, tümör gelişmesi yüzde 89-95 oranında engellenmiş. Genel olarak, tedavi gören gruplardaki farelerin çoğunda tümörler tamamen yok olmuş. Japonya'da belirli bazı kanserlerin görülme oranı bayağı düşük ve Japonya'da bir kadının toplam gıda alımının yüzde 5'ini deniz sebzeleri oluşturuyor. Bu durumda, deniz yosunlarının önemli bir faktör olduğu düşünülüyor. Gerçekten de, Japon kadınları Amerikalılara oranla, 3-9 kez daha az meme kanseri oluyor.


Yeşil konsantreler: 'Yeşil içecekler' veya 'süper-vitamin' olarak da bilinen yeşil konsantreler, chlorella, buğday ve arpa otu, spirulina, mavi-yeşil yosun ve diğer besinlerin kombinasyonu. ProGreens adında bir yeşil konsantre ürün, 33 besin maddesi içeren, kuru, yeşil bir toz. Suyla ve meyve suyuyla, günde bir-iki kez ve aç karnına alınan komple bir bitkisel multivitamin. Üründe bulunan dört yosundan biri chlorella, 'zehirlenmeyi çözen' olarak biliniyor, çünkü bedeni, kadmiyum, kurşun ve uranyum radyasyonu gibi ağır metallerden arındırabiliyor. Üründe ayrıca, doğal lifler (keten tohumu), biyoflavonoid hulasaları (boğa dikeni, yaban mersini), şifalı otlar (ginseng, echinacea, meyan kökü) ve diğer besin değeri yüksek gıdalar (lesitin, arı poleni, pancar suyu tozu) var. (Lesitin, hayvansal ve bitkisel dokulardaki yağ asidi.)


Kanser savaşçıları Aloe vera (Sarısabır) Aloe, kesik, yanık ve çeşitli cilt problemlerinin iyileşmesi ve semptomların azalması için, ayrıca da enfeksiyonlara ve kabızlığa karşı, çok uzun zamandır ilaç olarak kullanılan bir bitki.


Bazı aloe içeren çekirdekler, aloe emodin denilen bir kimyasal içeriyor. Bu kimyasalın, lösemiye karşı, önemli bir farmakolojik aktivitesi var. Rus bilim adamlarının araştırmaları da, aloe suyunun, kanser gelişiminin farklı dönemlerinde kullanıldığında, yeni tümör kütlesini küçülttüğünü ve metastaz sıklığını azalttığını gösteriyor.


(Caraloe klasik aloe vera suyu için, Carrington Laboratories, 2001 Walnut Hill Lane, Irving, Teksas 75038'e yazabilir, 800 444 2563 numaralı telefonu arayabilirsiniz.)


Amygdalin (Bademden gelen Laetrile B17 vitamini) Kayısı ve diğer meyvelerin çekirdeklerinde yüksek yoğunlukta bulunan bu madde, tahminen 3500 yıl önce bile, Çin hekimleri tarafından, tümör tedavisinde kullanılmış. Ünlü biyokimyacı Dr. Ernest Krebs, Jr., amygdalin'i, antikanser bir madde olarak tanımlayan ilk kişi...


Amygdalin'in güçlü bir kanserle savaşım potansiyeli olduğu görülmüş, özellikle de, ikincil kanserlerle ilgili. Örneğin akciğer metastazlarını yüzde 60 küçülttüğü belirlenmiş. Amygdalin'in hem meme, hem de kemik kanseri hastalarının yaşamlarını uzatabildiği meydana çıkmış. Amygdalin, birkaç nitriloside'den biri. Bunlar, çeşitli gıdalarda bulunan, doğal, siyanür içeren maddeler. Bu gıdalar arasında, prunasin ailesinin tüm çekirdekleri (kayısı, elma, kiraz, erik ve şeftali), esmer buğday, akdarı ve cassava kavunu da var. Astragalus (Topuk kemiği-aşık kemiği) Son yıllarda astragalus, birçok geleneksel doktorun da ilgisini çekti, çünkü geleneksel kanser tedavisinin toksik etkilerini azalttığı görülmüştü. Örneğin astragalus'un, karaciğeri, kemoterapinin zararlı toksik etkilerine karşı koruduğu ve ölümcül durumdaki karaciğer kanseri hastalarını tedavi etmekte etkili olabileceği düşünülüyor. Pekin Kanser Enstitüsü'nde yürütülen bir araştırmada, ilerlemiş karaciğer kanseri hastalarının, hem radyasyon hem de astragalusla tedavi edildiklerinde, sadece radyasyonla tedavi edilenlerle karşılaştırıldığında, çok daha uzun yaşadıkları gözlenmiş. Çin'de, hekimler sık sık, astragalus'u başka bir Çin şifalı otuyla, ligustrum'la kombine ederler. Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, astragalus ve ligustrum'un, birlikte alındıkları zaman, birbirlerininbağışıklık uyarıcı özelliklerini artırdıkları saptanmış.


Kedi pençesi (Cat's claw-Una de gato) Peru'nun yerli halkı, bu 'yağmur ormanları asması'nı, kanser, artrit ve başka hastalıklarda yıllarca kullanmış. Kedi pençesi anlamına gelen ismi ise bu asma üzerinde bulunan dikenlerin, bir kedinin pençelerini andırma özelliğinden geliyor. Son çalışmalar, asıl adı Uncaria tomentosa olan bitkinin, bağışıklık ve sindirimi güçlendiren özellikleri olan maddeler içerdiğini de gösteriyor. Echinacea Bu şifalı otun, iyi bilinen bağışıklık güçlendirici özellikleri var. Echinacea'nın, ameliyat edilemez, metastatik yemek borusu ve ko-lorektal (kalınbağırsak-rektum) kanserleri olan hastalardaki NK (doğal öldürücü) hücre aktivitesini yüzde 221 yükselttiği görülmüş. Yine, ameliyat edilemez, çok ilerlemiş karaciğer kanseri hastalarında, echinacea, timusu uyaran bir maddeyle (thymostimulin) birleştirildiğinde, NK aktivitelerinde yüzde 90 artış olduğu görülmüş. Echinacea'nın birincil rolü, ilerlemiş dönemdeki kanser hastalarında, yaygın ve bazen ölümcül bir komplikasyon olan enfeksiyona karşı korunma sağlamak.

BİTKİSEL TEDAVİ-HANGİ HASTALIĞA HANGİ BİTKİ?


ALERJİ

Kayısı: İçindeki betakarotene adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak,kanseri önler.Bir kayısı ne kadar parlaksa,içindeki betakarotene oranı o kadar yüksektir.İçerdiği kalsiyum ve magnezyum,gırtlak yanmalarını engeller.Kuru kayısıya eklenen sülfür dioksit,astım gibi alerjilere iyi gelir.

ARAÇ TUTMASI
Zencefil: Sindirime yardımcı olur.Mide bulantısını giderir. Enerjinizi artırır.Otomobilde uzun süre gitmenin yol açtığı bulantı ve rahatsızlıkları azaltır.

ARTİRİT
Enginar: Enginarın en büyük özelliği toksinleri temizleme yeteneğidir.Artirit ve romatizması olan hastalara özellikle tavsiye ediliyor. Cynarine adlı madde,karaciğer ve safra kesesinin rahatsızlanmasını engelliyor.

ASTIM
Soğan : Sarımsakla birlikte enfeksiyonlarla mücadele eder. Kükürt bileşimleri atardamarların zarar görmesini önler. Soğan; kemik erimesine de iyi geliyor.

ADET SANCISI
Muz : İçerdiği yüksek oranda B6 vitamini sayesinde kadınların adet dönemi sancılarını büyük oranda azaltır.Doğal bir ağrı kesici gibidir.
Tarçın: Koli basilinin üremesini önler.Limon çayına balla birlikte eklenerek içildiğinde hem boğaz ağrılarına hem de adet dönemi sancılarına iyi gelir.

BAĞIRSAK
Elma : Protein, vitamin ve doğal kimyasallar sayesinde sindirime yardımcı olur. Sindirimi kolaylaştırır.Bağırsak sorunları çeken kişiler için dengeleyici ve normalleştirici besin olarak nitelenirler.

BAŞ AĞRISI
Nane : Nane çayı baş ağrılarını dindirmek için birebirdir. İçerdiği mentol ve mentol doğal yağları sayesinde mideyi rahatlatma etkisine de sahiptir.
Biberiye :Kimyasal içerikleri sayesinde doğal bir ağrı kesici görevi görür.
Çikolata: Doğal antidepresan özelliği vardır. Çikolata magnezyum ve demir içerir. Sinirleri gevşetici özelliği sayesinde baş ağrısını dindirir.

CİLT SORUNLARI

Papatya: Bitkisel yağ ve kimyasallar içerir.Çay olarak içildiğinde sindirime yardımcı olur, karın ağrılarını dindirir.Sıcak bir banyonun ardından hazırlanacak papatya çayı torbaları, egzamanın neden olduğu kaşıntı ve yanmaları alır.
Acı pul biber: Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerir. Capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.
Portakal suyu: Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacınızın tamamını karşılar.İçindeki potasyum vücudun su dengesini korur;cildin kurumasını, kırışıklıkların meydana gelmesi önler.
Portakal yağı: Susam yağıyla karıştırılarak da iyi bir cilt yağı elde edilir. Selüloitli bölgelere portakal yağıyla masaj yapılması tavsiye edilir.

ÇÖLYAK HASTALIĞI

Kestane: Önemli bir enerji kaynağıdır.Kolayca sindirilebilir. Çölyak hastaları için buğday içermeyen un kaynağı olabilir.E ve B6 vitaminleri içerir.

DEPRESYON
Avokado:Sindirimi çok rahat olan bu meyveyi özellikle yeni doğmuş bebeklerin ilk maması olarak tavsiye ederiz.İçerdiği E vitamini kalbe iyi gelir, yüksek potasyum da dinç tutar ve insanı depresyona sokan uyuşukluluk ve rahatlığı üzerinden atar. Vücudun kolesterol oranını ayarlar.Teninizin sürekli hücre yenilemesine neden olur.
(Zayıflamak isteyenler Yağ oranı yüksek olan avokadoyu yememenizi öneririz.)
Çikolata:Sütlü çikolataları tercih edin.Çünkü içerdiği kakao yağı,magnezyum, E vitamini beynin kendisini yenilemesine ve psikolojik rahatlık sağlamasına yardımcı olur.Migreni olanlar çikolatadan uzak durmalıdır.
İstiridye :İçindeki demir,sperm sayısını ve insanın seks gücünü artırır. A, B12 ve C vitaminleri içerir.Beyin için en faydalı yiyecek olan istiridye, enerji verir.
(Dikkat: Kolesterol oranı birçok balığın iki katıdır.)
Patates: Bir patates,bir kişinin bir gün içinde alması gereken C vitaminini içerir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin kendisini yenilemesini sağlar.

DİŞ
Ekmek: Şekerli yiyecek yenildiğinde içindeki asitler dişlere her 20 dakikada bir saldırır. Ekmek,dişleri korur.Gün boyunca 6 ila 11 dilim ekmek yiyin.
Meyve: (Her çeşit) Günde 2 ila 4 öğün meyve tüketin.
Sebze: (Her çeşit) Günde 3 ila 5 öğün tüketin.
Yoğurt veya beyaz peynir:Eğer yemek arası atıştırırken diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan bu iki yiyeceği tercih edin.
Muz : Yüksek miktarda karbonhidrat içerir.Zengin bir potasyum kaynağıdır. Bu mineral,kalbin düzenli çalışmasını ve tansiyonun düzenli olmasını sağlar.

DİYABET

Kuru fasulye: Lif açısından zengin bir besindir.Bu da diyabet riskini büyük oranda azaltır.İçerdiği karbonhidratları vücudun şekere dönüştürmesi uzun sürer.
Mercimek :B vitamini,demir,kalsiyum,potasyum,fosfor ve magnezyum içerir. Çözünebilir lif içermesi sayesinde kandaki kolesterol oranını düşürür. Diyabet ve kalp hastaları için iyi bir besindir.

FELÇ

Turunçgiller:C vitamini zengini turunçgiller içerdikleri flavonoid adlı antioksidanlar sayesinde atardamarların,kalbin zarar görmesini önlüyor. Portakal içerdiği folik asit,kalp dostu potasyum ve kalsiyum sayesinde sağlıklı alyuvar hücrelerinin çoğalmasına neden oluyor.
Hamsi : Kolesterolü düşüren ve kan pıhtılaşmasını önleyen Omega-3 bol bol var.

GÖZ

Mısır: Zeaksantin adlı bir bitkisel bileşim içerir.Bu madde yaşa bağlı olarak gelişen görme bozukluklarını azaltır.
Ispanak: Antioksidan özelliği taşıyan A vitaminine dönüşen betakaroten içerir. Sağlıklı gözler için gereklidir.Katarakt ve diğer göz tabakalarının bozulmasına karşı lutein maddesi de içerir. Pişirdikten sonra hemen tüketin;Beklediğinde yararlı maddeler toksik maddelere dönüşebilir.

GRİP
Satsuma:(Küçük portakal) İçerdiği folik asit ve C vitamini sayesinde öksürüğü ve kanlı tükürükleri keser. Ayrıca kan pıhtılaşmasına karşı en etkin doğal yiyecek olduğu için ileri yaşlarda felç ya da kalp krizi riskini de azaltır.
Tarçın: Yemeklere girmiş olabilecek E-coli bakterisinin vücutta yayılmasını engeller. Mideyi düzene sokar. Kusmayı engeller.Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.
Hardal: İçindeki singrin maddesi,midenin gaz çıkarmasına yardımcı olur.Sindirim sistemini düzenler,mide ağrılarını giderir.1/2 çay kaşığı alınmalıdır.

GUT (DAMLA HASTALIĞI)

Hamsi : Omega-3 yağı açısından çok zengindir.Kolesterol seviyesini düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önleyerek damar tıkanıklığı, kalp krizi ve felç geçirme riskini düşürür.Haftada en az 1 kez yemek gerekir. Kalp hastaları için bu miktar haftada 3-4 porsiyon olmalıdır.

HAMİLELİK
Enginar:Bol miktarda folik asit ve potasyum içerir.Düşük yağ oranı,sindirimi kolaylaştırıcı etkisi,antioksidan özellikleri sayesinde anne adayı ve bebeğin sağlığına önemli faydaları vardır.
Böğürtlen: E vitamini içerir.Vücuttaki zararlı atıkların temizlenmesini sağlar. C vitamini boldur.Cenini korur.

HEMOROİD (BASUR)
Hindistan cevizi:İçerdiği myristin adlı madde kusmayı engeller, basur için birebirdir. (Dikkat! Fazlası basur için tehlikelidir.)

İDRAR VE BÖBREK

Pancar: Böbrekleri çalıştırır.Önemli bir potasyum kaynağıdır. Vücuttaki tuz oranını dengeler. Bu sayede böbrekler ve idrar yollarının çalışmasını destekler.
Kavun : Orta boy bir kavunun yarısı,günlük C vitamini ihtiyacını tamamen karşılar. A vitamini ve betakaroten içerir. Bunlar vücudu temizleyici etkiye sahiptir. Böbrekleri rahatlatır.Yüksek miktarda su ve düşük miktarda kalori içerir.

İDRAR YOLLARI

Nane : İdrar söktürücü özelliğe sahiptir.İçerdiği mentol,midenin normal işlevini görmesine neden olur.Vücuda giren grip mikrobunakarşı savaştığı gibi,ileri yaşlarda ülsere yakalanma riskini de azaltır.Sabahları mide bulantısını keser. Nane çayı,baş ağrısı,stres gibi hastalıkların yanı sıra mide yanmasına da bire birdir. Nane çayını aç karnına değil,tok karnına içiniz.
Elma : İçindeki C vitamini ve pektin oldukça faydalıdır. Kolesterolü düşürür,sindirim sistemini düzenler ve idrar ve hacet yollarındaki sorunları giderir.
Kepekli ekmek: B3 vitamini, demir, potasyum ve folik asit içerir.Çok fazlası idrar yollarına zarar verirken, günde 2 dilim yemek iyi gelir.

KALP

Bezelye: Haftada 10 porsiyon domatesli bezelye yemeği yiyen bir erkeğin, yemeyene oranla prostat kanserine yakalanma riski yüzde 35 daha az. B vitamini ve protein deposu olan bezelye,kalp için de çok önemli.
Kepekli Ekmek: Kalp hastalıklarıyla bağırsak kanseri için faydalıdır. Günde 12 gramdan fazlası kişiye göre zararlı olabilir.
Kiraz: 100 gramında 40 kalori bulunuyor.İçerdiği ellegic asit, vücudu kansere karşı korurken,kiraz kalp damarlarındaki normal bir kan dolaşımını sağlar. Çok kiraz yenmesi, gut hastalığına yakalanma riskini de düşürür. Günde 20 kiraz yemek 1 aspirin yerine geçiyor.
Çikolata:E vitamini,magnezyum ve demir;Kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür. Günde en fazla 1 çikolata yiyin.
Elma: Günde 5 adet yiyin.
Mısır Gevreği: Günde 1 tabak yeterli.
Salatalık: Diyet yapanların en büyük yardımcısı olan salatalık,kolesterolü düşürür. Kalbi güçlendirir.Salatayı soymadan yiyin,Çünkü kalbi kuvvetlendiren madde, kabuğu ile derisi arasında bulunuyor.
Yumurta:Tüm yiyecekler içinde en kaliteli proteini içerir.En önemli özelliği,kolesterol oranını düzenleyen lesitin maddesi içermesi. Tavada az yağda pişirilmiş yumurtayı tavsiye ederiz.
Sarımsak :Mutfağınızdan eksik etmeyin.En az 1000 doğal tedavide kullanan sarımsak,sindirim sisteminden,kansere,kan dolaşımından kalp hastalıklarına kadar her şeye yaralı.Ancak hamileler dikkat olmalı.Aşırı sarımsak da kalp yanmaları ve çarpıntılarına yol açar.Günde bir diş yeter.
Humus: E vitamini zengini humus, kanda kolesterol oranını da ayarlar.
Kavun: Bir kavunun yarısı insan vücudunun günlük C vitamininin ihtiyacının tamamını, A vitaminin de yüzde 15’ini karşılar. Kavun, kalp ve böbrek hastalarının diyetlerinde sıkça kullanılan bir meyvedir.
Süt: Tam bir kalsiyum,protein,folik asit,A,E ve D vitaminleriyle fosfor deposu. Çocuk,genç ve hamilelerin günde en az yarım litre süt içmesi gerekiyor.
Şeftali: Bir şeftali,günlük C vitamini ihtiyacınızın yarısını karşılar. Sindirimi kolay olan meyvanın koyu renklilerini tercih edin.Çünkü kabuğuna renk veren betakarotene maddesi,kalp ve kansere karşı faydalıdır.
Pirinç: E ve B12 ve B vitaminleri ve potasyum içerir.Özellikle kolon ve bağırsak kanserlerine karşı faydalıdır.Kolesterolü düşürdüğünden kalbe iyi gelir.
Tuz: Vücuttaki kan dolaşımını ve sinir sistemini düzenler.Mide kanseri,kemik erimesi, kalp sorunlarına bire birdir.İngiliz Sağlık Bakanlığı, halkına günde 9 gram tuzun kafi olduğunu,aşırısının vücuda zarar vereceğini açıkladı.
Çay: Günde 2 bardak içilen çayla,4 elma,5 soğan,7 portakal yemiş gibi kalp dostu antioksidan madde almış olursunuz .İngilizler,özellikle çocukların haftada en az 6 bardak sütlü çay içmesini öneriyor.
Ton Balığı: Kolesterol ve tansiyonu düzenler.Anemi hastalığına karşı D ve B12 vitamini içerir.Birçok kansere karşı vücudu içerdiği nikotinik asitle korur. Bir konserve ton balığı vücudun D vitamini ihtiyacının tamamını karşılıyor.
Hindi Eti: 125 gramı, vücudun günlük folik asit ihtiyacını karşılar. Folik asit,kan hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.
Karpuz: Bir dilimiyle günlük C vitamini ihtiyacınızın %80’nini karşılarsınız. İçerdiği potasyum,kan dolaşımını sağlar.

KANSER

Kayısı: Antioksidan olan betakaroten açısından zengindir.Hücrelere ve dokulara zarar veren moleküllerin etkisini ortadan kaldırarak kansere karşı koruyucu etkisi vardır.Lifli olduğu için bağırsakları koruyucudur.
Tahıllar: Arpa,mısır,buğday,yulaf gibi tahıllar B ve E vitamini, potasyum ve kalsiyum içerir.Kanserojen maddelerin vücuttan atılması sürecini hızlandırır.Tahıl ağırlıklı bir beslenme rejimi, bağırsak kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
Fasulye:Fasulye,C vitamini ve betakaroten gibi kalp hastalığı ve kanseri önleyen antioksidanlar açısından zengindir. Ayrıca B vitamini seks hormonlarını kuvvetlendirir.
Pancar: Demir ve folik asit açısından zengin olan pancar eski çağladan beri kan hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Amerikalı uzmanlar pancar suyunun sarılık tedavisinde de etkili olduğunu belirtiyor.
Lahana: Kanserli hücrelerin çoğalmasını önleyen karoten maddesi içerir.
Havuç: Tam 40 araştırma havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur.Bunun temel nedeni betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur.
Nohut: Yağ düzeyi düşük ve kolesterol içermeyen nohut kalsiyum, magnezyum, fosfor, potasyum,bakır,manganez, betakaroten ve folik asit açısından zengindir. Göğüs kanserine karşı korur.
İncir: Potasyum,demir ve kalsiyum içerir.Sindirim sistemine yardımcı olur. Eski çağlarda kanserli hücrelerin tedavisinde kullanılan incir, modern tıp tarafından da kansere karşı koruyucu olarak öneriliyor.
Sarımsak: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kansere, yüksek kolesterole,kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır.
Fındık: Kalp krizine karşı koruyucu olan E vitamini açısından zengin bir besindir. Her gün yenilen bir avuç fındık kansere ve kırışıklıklara karşı koruyucudur.
Mercimek: B vitamini,demir,kalsiyum,magnezyum,fosfor ve potasyum içerir. Lifli özelliği kandaki kolesterol oranını düşürür. Şeker ve kalp hastaları için yararlıdır.
Zeytinyağı: İçindeki omega yağ asitleri,kandaki kolesterol düzeyini dengede tutar. Antioksidan özelliği olan E vitamini açısından da zengindir.Bu sayede kalp krizi,felç,kanser ve erken yaşlanmaya karşı beyni koruyucu etkiye sahiptir.
Soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirir.İçerdiği allicin ve sülfür; mide ve bağırsak kanserine karşı koruyucu etkiye sahiptir. Son araştırmalar kemik erimesine karşı,peynir ve sütten daha etkili olduğunu göstermiştir.
Şeftali: Teki bile insanın C vitamini ihtiyacının %50,sini karşılayabilir.Sindirimi kolaydır.Kansere ve kalp krizine karşı koruyucu olan betakaroten açısından da zengindir.Bir tanesinde 33 kalori vardır.
Pirinç: Pirinç mükemmel bir enerji kaynağıdır.E ve B vitaminleri açısından zengindir. Bağırsak kanserine karşı koruyucu olan pirinç,kolesterolü düşürerek kalp krizi riskini de azaltır.
Çilek: Kolesterol düzeyini düşürür ve sindirim sistemini düzenler. Ellegic asit adı verilen kansersavan bir maddeyi de içerir.
Domates: Likopen açısından zengin ender bitkilerden biridir. Likopen,pankreas gibi çeşitli kanser hastalıklarını önleme konusunda hayati önemdedir. C vitamini açısından zengindir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Lifli bir besin olması da bağırsak kanseri riskini azaltır.

KANSIZLIK

Hurma: Hurmaların birçoğu yüksek oranda demir içerir. Besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdırlar. Doğal müshil etkisine sahiptir. Daha yüksek oranda su ve daha düşük kalori içerir.

KARACİĞER

Enginar: Cynarine adlı madde en sert yiyecekleri dahi sindirimine yardımcı olur.Karaciğer hastalarının yanı sıra romatizma, artirit ve gut hastalığına yakalananlarla,hamilelere şiddetle tavsiye edilir.
Meyan kökü: Dünya üzerinde birçok kabile yüzyıllardır ülser, artirit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarına karşı "doğal ilaç" olarak kullanır.
Adrenalini yükseltir,insanın strese girmesini engeller, kan basıncını düşürür.
Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

KARIN AĞRISI

Papatya çayı: Bağırsak yollarındaki gazı çıkartır, sindirim sistemini düzenler, dengeler, mide ağrısını keser.

KEMİK ERİMESİ

Kayısı:Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.
Süt : Kalsiyum,protein,B2-A-E-D vitaminleri,folik asit,fosfor ve demir kaynağıdır. Kalsiyum,D vitamini ve fosfor ile birlikte kemikleri ve dişleri güçlendirmek için çalışır.Bunların eksikliği kemikleri eritir.

KİLO KAYBI

Çikolatalı puding: Bu sayede vücuttaki kan istediği protein ve mineralleri alır. Kilo kaybı yaşayanların günde 3 kez 1 hafta boyunca puding yemesi gerekiyor.
Peynir: 100 gramında 78 kalori bulunuyor.
Yumurta: Günde 2 yumurta kadınların günlük protein ihtiyacının 4’te 1’ini, erkeğin ise 5’te birini karşılar.A,D,E ve B vitaminleri içeren yumurtadaki selenyum maddesi,bebeklerde sindirim sorunlarını çözer, yetişkinleri de kansere karşı korur.
Dondurma :Günde 2 top vanilyalı dondurma yemek,insan vücudunun günlük protein ihtiyacının yüzde 20’sini karşılar.
Salam : B vitamini,demir,sodyum ve potasyum deposudur.

TANSİYON

Rezene: İçerdiği potasyum sayesinde tansiyonu düzenler.Kan hücreleri için gerekli olan folik asidi de bol miktarda bulundurur. Rezene çayı sindirim için iyidir.
Tahıl: Kan damarlarını gevşeten ve rahatlatan bir tür fotosentez kimyasal maddesi içeriyor.Bu sayede kanın damarlardan daha rahat geçmesini sağlıyor. Tahıl yemek sebzelere oranla vücutta daha fazla kalori yakılmasını sağlar. Kalorinin azalması tansiyonu düzenler.
Un : Yapıldığı tahılın besin değerlerini içerir.B ve E vitamini,demir ve magnezyum açısından oldukça zengindir.
Karaciğer: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi,cilt ve keskin gözler için gerekli olan A vitamini açısından zengindir.Küçük bir porsiyonu günlük A vitamini ve demir ile aylık B12 vitamini ihtiyacını giderir.

LAKTOZ DAYANIKSIZLIĞI

Badem: Yüksek oranda kalsiyum, magnezyum,potasyum,fosfor,E vitamini,B2 vitamini, antioksidan içerir.Bu nedenle laktoz (süt şekeri) dayanıksızlığı bulunan ve günlük gıdalar yiyemeyen kişiler için badem ideal bir besin kaynağıdır.

MENOPOZ

Nohut : Sebze hormonu "fitoöstrojen" içerir.Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.Protein bakımından en zengin sebzelerdendir.
Kola : Kafein vücudun yorgunluğunu alır ve konsantrasyonu sağlar.
Üzüm : İçerdiği "elajik" asit sayesinde kemik erimesine karşı korur. Kandaki östrojen seviyesini yükseltir ve menopoz ağrılarını en aza indirir.
Kuru erik: Sadece iki-üç adet yemek dahi vücudun ihtiyacı olan antioksidanları karşılar. İdrar yolları kaslarını rahatlatır ve kolon kanserine karşı korur.Demir,A vitamini, B6 vitamini ve potasyum içerir.İçerdiği yüksek orandaki bor minerali sayesinde menopoz döneminde östrojen seviyesini dengede tutar.
Tatlı patates: Adrenal salgılayan bezleri güçlendirerek vücuda enerji sağlar.Fosfor, magnezyum,kalsiyum,C vitamini,potasyum ve folik asit içerir.

MİDENİZ RAHATSIZSA

Tarçın: Mide yanmalarını ve kusma hissini alır.
Hindistan cevizi: Sütlü içeceklere eklendiği zaman mideyi gevşetici ve gazını alıcı bir etki yaratır.Mide bulantılarını önler.
Lahana :Mayalanma sırasında laktik asit üretir.Bu da sindirim sistemindeki zararlı bakterileri öldürerek sindirime yardımcı olur.

ROMATİZMA

Enginar:Vücuttaki zehiri atması nedeniyle Romatizma,gut hastalığı ve eklem yanmasına karşı birebirdir.Folik asit ve potasyum kemikleri güçlendirir.
Domates:C vitamini boldur.
Tahıl : İçerdiği doğal kimyasallar,romatizmanın yol açtığı eklem yanmaları ve romatizma ağrılarını hafifletir.
Kekik : Timol adı verilen bir tür doğal yağ,vücuttaki diğer yağların parçalanmasını sağlar.Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını azaltır.
Zencefil: Uyarıcı etkileri kan damarlarını genişletip kan dolaşımını artırarak romatizma ağrıları ve yanmaları yok eder.

SİNDİRİM SORUNLARI

Arpa : İçerdiği kalsiyum ve potasyum gibi mineraller ile B vitamini vücuda direnç kazandırır.Ayrıca ABD’deki bir araştırma, 6 ay boyunca her gün arpa ürünü şeylerin yenmesinin kolesterol oranını yüzde 15 düşürdüğünü kanıtladı.
Yoğurt: Günde 150 gram yoğurt vücudun bir günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar.Meyveli yoğurtlara 3 çay kaşığı şeker eklendiği için şeker oranları daha yüksektir. Yoğurttaki potasyum,kan basıncı ve kalp atışlarını düzenler. Midenin yiyecekleri düzenli olarak öğütmesini sağlar.

SİSTİT

Kuşkonmaz:Folik asit,C ve E vitaminleri içerir.Yenilen besinlerin vücuttaki zehirli kalıntılarını atmayı sağlar.Karaciğer ve böbreklerin çalışmasını kolaylaştırır,destekler.Bu nedenle doktorlar, sistit hastalarının mutlaka kuşkonmaz yemeleri gerektiğini söylüyor.

STRES

Meyan kökü:Antivirüs etkisi vardır.Karaciğeri korur. Adrenalin salgılanmasını dengeler. Stresle başa çıkabilmek için gerekli olan kortizol hormonunu salgılatır.

TİROİD

Midye: Omega-3 yağı açısından zengin bir besin kaynağıdır. İçerdiği selenyum minerali tiroit bezlerinin normal işleyişi için gereklidir.

ÜLSER

Lahana: Ülseri olan kişiler için tonik, yani mideyi temizleyici etki yaratır.Yüksek oranda C vitamini içerir.Kırmızı lahana vücutta antioksidan özelliğe sahip A vitamini içerir.Kanseri önleyici etkiye sahiptir.Çiğ olarak salatalara katılması tavsiye edilir.
Biber : Yeşil biberde; A,C,B1,B2 ve E vitaminleri bulunuyor. Biber,mide salgısını artırdığı için,gastrit ve ülseri olanlara da tavsiye ediliyor. Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir.

VÜCUT SU TUTMUŞSA

Kuş üzümü:100 gramı günlük C vitamini ihtiyacının tam 3 katını karşılar.Antibakteriyel ve yanmayı önleyici etkileri vardır. Zengin potasyum ve düşük tuz içeriği, dehidratasyonu olanlar için önemli bir doğal ilaçtır.
Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit ihtiyacının 4’te birini karşılar. Yüksek orandaki potasyum sıvı-tuz dengesini sağlar.
Tahıl: İdrar yollarını açıcı,çalıştırıcı ve rahatlatıcı etkileri sayesinde dehidratasyonu rahatsızlığı bulunanların yemeleri gerekir.Mideyi rahatlatıcı özelliği vardır.