selülit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
selülit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

VAKUM TERAPİ



Folklorik Anadolu tıbbında da önemli bir yere sahip kupa çekme işlemi olarak da tariflenebilecek olan vakum terapi, insanoğlunun en eski sağlık enstrümanlarından biridir. Birçok insan üşüten ya da sırt-bel ağrısından şikayet eden kişilere eskiden kupa çekildiğine şahit olmuştur. İçinde ispirtolu pamuk yakılarak oluşturulan negatif basınçla cilde uygulanan kupaların ciltteki kan dolaşımını arttırdıklarını kızarmış kupa izlerinden de anlamak mümkündür. Günümüzde artık ispirtolu pamuklar yakılmıyor ama bir pompa yardımıyla içinde negatif basınç oluşturulan manyetik kupalarla uygulanan tedavi hala güncel ve çok değerli...


Polikarbon kupaların ortasına yerleştirilen manyetik çubuklar akupunktur noktalarına denk getirilerek uygulanan vakum terapi, ciltaltı kan dolaşımını artırmakla kalmaz, mekanik etkiyle kas gevşetici olarak da kullanılır. Ayrıca bu akupunktur noktalarının mıknatısla uyarılmasından dolayı da akupressür etkisi elde edilmiş olur. Peki ciltaltı kan dolaşımını niçin bu kadar önemlidir? Omurganın yanlış kullanımı ve kronik stres gibi nedenlerden dolayı aşırı kasılan ve gevşeyemeyen kaslar sürekli laktik asit üretirler ancak aynı nedenlerden dolayı bozulan kan dolaşımı, yorgunluk ve ağrı yapıcı bu maddelerin o bölgeden uzaklaştırılmasına izin vermez. Böylece hücreler arası sıvı atık madde deposuna dönüşür ve belli bir süre sonra kronik ağrı - kas spazmı - kronik ağrı kısır döngüsü oluşur. Bu noktada alınan kas gevşetici ilaçlar kanda yeterli konsantrasyonda bulunsa bile kas spazmının olduğu bölgeye ulaşamadıklarından sorunu çözemezler. Böyle durumlarda bölgesel direkt uygulamalar yapmak gerekir ki, vakum terapi tam da bu noktada devreye girer. Kan dolaşımını artırır ve hem akupressür hem mekanik etkisiyle refleks uyarım yaparak kasları gevşetir. Kliniğimizde yapılan vakum terapi uygulamalarının bir diğer şekli ise manyetik olmayan kupaların aromaterapik bitkisel yağlarla birlikte kullanıldıkları negatif basınçlı derin doku masajıdır. Fibromyalji, Migren ve Myofasiyal Ağrı Sendromunda, omurga çevresi kaslarda görülen ve neredeyse kıkırdak doku sertliğinde olan kas spazmlarını çözebilmek konusunda oldukça etkilidir. Diğer uygulama alanları; erken boşalma, sancılı adet görme, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, başağrıları, bel-boyun fıtıkları, uykusuzluk ve selülittir. Ortalama bir vakum terapi uygulaması yaklaşık 15 dakika sürer ve hasta güvenliğini sağlamak için her seans sonunda kullanılan vakumlar sterilizasyon işlemine tabi tutulur.

TERMAL KİL VE ÇAMUR TEDAVİSİ




Bir dahaki sefere çocuğunuzu çamurlar içinde oynarken gördüğünüzde onu azarlamadan önce iki defa düşünün: Belki de o an tedavi oluyordur...
Çamur tedavisi, kan dolaşımını düzenleyici ve toksinlerin atılımını sağlayan bir yöntem olarak doğal tıp uygulayıcılarının vazgeçemediği tedavilerden biridir. Egzama dahil birçok cilt hastalığının tedavisinde kullanılır.
Çamur, katı bileşenler ve mineralli suyun karışımından oluşur ve "hipertermal" ya da "hipotermalize" olarak sınıflandırılır. Vakaya göre bölgesel sıvama, bölgesel banyo ya da tüm vücut banyosu şeklinde uygulanır.
Çamur tedavisinin etkileri şunlardır:
- Nabzı ve vücut ısısını artırır (sıcak uygulama)
-Damar gelişimini hızlandırır
- Kıkırdak dokusundaki metabolik değişimi aktive eder
- Antienflamatuardır (iltihap ve ödem giderici etki)
- Ağrı kesicidir
- Kas gevşeticidir
-Hücre yenileyicidir
- Kemik hücresi aktivitelerini uyarır
- Eklem içi sıvısının üretimini hızlandırır
- Toksin atılımını artırır, böylece oluşan detoksifikasyon etkisi ile birçok hastalığın gelişimine engel olur.
Bu etkilerinden dolayı çamur tedavisi; kireçlenmeler (artroz, spondiloz), iltihaplı eklem romatizmaları, yumuşak doku enflamasyonları (tendinit, tenosinovit, bursit), yumuşak doku romatizmaları (fibromiyalji, miyofasiyal ağrı sendromu), kas spazmları, dolaşım bozukluğuna bağlı ödemler ve selülitte kullanılır.
Hazırlama aşamasında içine eklenen mineraller ve bitki özleri sayesinde egzama, sedef hastalığı, akne (sivilce) ve yağlı cilt tedavilerinde de oldukça etkilidir. Ayrıca güçlü bir tonik etkisine sahip olduğundan dolayı herhangi bir cilt hastalığı olmaksızın da tazeleyici - sıkılaştırıcı - koruyucu olarak kullanılabilir.
National Institute of Naturopathy / Çeviri: Dr. Turgay ÇINAR

SELÜLİT TEDAVİSİ




Selülite çare ısırganotu

Uzmanlar, ısırganotunun kan dolaşımını hızlandırarak, kadınların kabusu selüliti önlediğini bildirdiSağlıksız beslenme ve hareketsizlikten kaynaklanan selülitin en iyi ilacının ısırganotu olduğu bildirildi. Selülitin birçok hastalığın da davetçisi olduğunu kaydeden güzellik uzmanı İnci Soydan, suyun az tüketilmesi, kafeinli içecekler, kızartmalar ve yağın selülitin oluşmasında en büyük faktör olduğunu söyledi.Toksit birikimiBilinenin aksine selülitin sadece vücutta görüntü bozukluğu yaratmadığını belirten Soydan, 'Alınan aşırı yağ nedeniyle vücuttaki toksit maddeler dışarıya atılamıyor. Kan dolaşımı yavaşlıyor ve beraberinde siyatik, romatizma, uyuşma ve eklem ağrıları ortaya çıkıyor' dedi. Yaz kış demeden günde içilecek 5 litre suyun insan sağlığı açısından faydalı olduğunu vurgulayan Soydan, 'Bununla birlikte her gün en az 5 kilometre yürümek, ayak ve karın bölgesini çalıştıran egzersizler selüliti yok ettiği gibi ağrıları da ortadan kaldıracak' diye konuştu. Dolaşımı hızlandırırSelülit kremleri ve masaj aletlerinin yanı sıra kadınların kabusu olan selüliti ortadan kaldırmanın en iyi yolunun ısırganotu olduğunu ifade eden güzellik uzmanı İnci Soydan, 'Isırganotu metabolizmayı (Dolaşımı) hızlandırır. Demir açısından zengin ve ısıtıcı özelliği var. Bitkisel yağlarla (Zencefil, nane, kekik, tehnel yağı gibi) formüle edilen ısırganotu vücuttaki selülitli bölgeye sürülüyor. Isırganotu özünde taşıdığı cildi kaşındırma ve ısıtıcı özelliği ile selülitli bölgeyi harekete geçirip çözülmeyi süratle hızlandırıyor. Yüzyıllar öncesine dayanan bu tedavi yöntemiyle bir ay gibi kısa bir sürede kesin sonuç sağlıyor' şeklinde konuştu.

E vitamini ile selülite elveda
E vitamininin hücrelerde yağ ve su birikimini önlediği için selüliti engellediği bildirildi. Uzmanlar E vitamini bakımından zengin bir beslenme rejimi için taze ve işlenmemiş gıdalar tüketmemiz gerektiğini belirtiyor. E vitamini, zeytinyağı, ayçiçek yağı, soya yağı, erik, üzüm, kivi, kayısı, incir, fındık, ceviz, lahana, biber, maydonoz, yumurta ve süt ürünlerinde bol miktarda bulunuyor.